70 Yaşından Sonra Müzik Hafızayı Koruyabilir
Hızlı Erişim / İçindekiler
- Müzik Eğitimi Beyni Nasıl Etkiliyor?
- Dört Yıllık Takip Çalışması Ne Gösterdi?
- Hafıza ve Beyin Yapısındaki Farklar
- Yaşlanan Beyin İçin Yeni Bir Seçenek
İleri yaşlarda yeni bir enstrüman öğrenmenin yalnızca keyifli bir uğraş olduğu düşünülür. Çoğu kişi keman, piyano ya da gitar gibi enstrümanların çocukluk döneminde öğrenilmesi gerektiğine inanır. Yaş ilerledikçe öğrenme hızının düştüğü, beynin yeni becerilere daha kapalı hale geldiği yönündeki yaygın kanaat de bu düşünceyi besler.
Oysa insan beyni yaşam boyunca değişim gösterebilen canlı bir yapı. Son yıllarda yapılan araştırmalar, yeni deneyimlerin ve zihinsel açıdan zorlayıcı faaliyetlerin ileri yaşlarda bile beyin üzerinde kalıcı etkiler bırakabildiğini ortaya koyuyor. Özellikle hafıza, dikkat ve öğrenmeyle ilişkili bölgelerin uygun uyarılar karşısında yeniden şekillenebildiği artık daha net anlaşılıyor.
Japonya'daki Kyoto Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen yeni bir çalışma da bu tabloya dikkat çekici bir halka ekledi. Araştırmaya göre 70'li yaşlarda bir müzik aleti çalmayı öğrenmek ve bunu yıllar boyunca sürdürmek, hafıza performansının korunmasına yardımcı olabilir. Dahası, yaşlanmayla birlikte görülen bazı beyin değişikliklerinin hızını da azaltabilir.
Çalışma dört yıllık bir takip sürecine dayanıyor. Araştırmacılar, ileri yaşlarda ilk kez müzik eğitimi alan kişilerin yıllar içindeki zihinsel performanslarını ve beyin yapılarındaki değişimleri inceleyerek önemli sonuçlara ulaştı.
Müzik Eğitimi Beyni Nasıl Etkiliyor?
Beyin yaşlandıkça bazı bölgelerde hacim kaybı meydana gelir. Bu süreç doğal yaşlanmanın bir parçası kabul edilir. Özellikle putamen adı verilen yapı ile beyincik, yaşın ilerlemesiyle birlikte küçülme ve işlevsel gerileme gösterebilen bölgeler arasında yer alır.
İlginç olan nokta ise nörobilim araştırmalarının uzun süredir bu iki bölgenin müzik eğitimi sırasında yoğun biçimde çalıştığını göstermesi. Bir enstrüman çalmak; işitme, dikkat, hareket planlama, zamanlama ve hafıza gibi birçok sistemi aynı anda devreye sokar. Beyin açısından bakıldığında oldukça karmaşık bir faaliyet söz konusu.
Daha önce yapılan çalışmaların büyük bölümü çocuklukta müzik eğitimi alan bireylere odaklanmıştı. Bu nedenle bilim insanları, ileri yaşlarda başlayan müzik eğitiminin benzer etkiler oluşturup oluşturamayacağını net olarak bilmiyordu.
Kyoto Üniversitesi ekibi bu boşluğu doldurmak amacıyla yaş ortalaması 73 olan katılımcıları incelemeye karar verdi. Araştırmanın temel sorusu oldukça basitti: Yetmişli yaşlarda öğrenilen bir enstrüman, yıllar sonra bile beyinde ölçülebilir fark yaratabilir mi?
Dört Yıllık Takip Çalışması Ne Gösterdi?
Araştırmanın başlangıcında katılımcılar dört ay boyunca ilk kez bir müzik aleti öğrenme eğitimi aldı. Bu ilk sürecin sonunda hafıza performansında ve beyin işlevlerinde olumlu değişimler gözlemlendi. Ancak asıl merak edilen konu bu kazanımların kalıcı olup olmayacağıydı.
Dört aylık eğitim tamamlandıktan sonra katılımcıların yaklaşık yarısı enstrüman çalışmayı sürdürdü. Diğer grup ise müzik pratiğini bıraktı ve farklı hobilerle ilgilenmeye başladı.
Aradan dört yıl geçtikten sonra araştırmacılar aynı kişileri yeniden değerlendirdi. Katılımcılar manyetik rezonans görüntüleme taramalarından geçirildi ve çeşitli bilişsel testlere katıldı.
Çalışmanın başlangıcında iki grup arasında belirgin bir fark bulunmuyordu. Beyin yapıları ve zihinsel performansları büyük ölçüde benzerdi. Ancak dört yılın sonunda tablo değişmişti.
Enstrüman çalmayı bırakmış bireylerde bazı bilişsel ölçümlerde gerileme görüldü. Müzik pratiğini sürdüren katılımcılarda ise aynı düzeyde bir düşüş tespit edilmedi.
Hafıza ve Beyin Yapısındaki Farklar
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri sözel çalışma hafızasında ortaya çıktı. Müzik eğitimini bırakan grupta performans düşüşü görülürken, düzenli olarak enstrüman çalmaya devam edenlerde hafıza düzeyi büyük ölçüde korundu.
Beyin görüntülemeleri de bu sonuca paralel veriler sundu. Müzik pratiğini bırakan kişilerde sağ putamen bölgesindeki gri madde hacminde azalma gözlendi. Buna karşılık enstrüman çalmayı sürdürenlerde aynı ölçüde bir küçülme meydana gelmedi.
Araştırmacılar ayrıca beyinciğin her iki yarım küresinde de daha geniş aktivite alanları tespit etti. Bu durum, müzikle uğraşmanın yalnızca tek bir beyin bölgesini değil, birden fazla sinir ağını etkilediğini düşündürüyor.
Sonuçlar, düzenli müzik pratiğinin hafıza ve öğrenmeyle bağlantılı sistemleri uzun süre aktif tutabileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar bunun doğrudan bir tedavi anlamına gelmediğini vurgulasa da yaşa bağlı bilişsel değişimlerin hızını etkileyebilecek önemli bir araç olabileceğini belirtiyor.
Yaşlanan Beyin İçin Yeni Bir Seçenek
Yaşlanma sürecinde zihinsel sağlığı korumak amacıyla önerilen yöntemlerin büyük kısmı fiziksel aktiviteye dayanıyor. Yürüyüş, yüzme ve düzenli egzersiz birçok araştırmada olumlu sonuçlar veriyor. Ancak herkes bu faaliyetleri rahatlıkla sürdüremiyor.
Eklem ağrıları, hareket kısıtlılığı veya çeşitli sağlık sorunları nedeniyle fiziksel aktiviteye katılamayan kişiler için alternatif seçenekler büyük önem taşıyor. Bu noktada müzik eğitimi dikkat çekici bir aday olarak öne çıkıyor.
Çalışmanın sonuçları, ileri yaşlarda yeni bir beceri öğrenmenin hâlâ mümkün olduğunu gösteriyor. Üstelik bu becerinin yalnızca eğlence amacı taşımadığı da görülüyor. Bir enstrüman çalmak; dikkat, hafıza, koordinasyon ve öğrenme süreçlerini aynı anda çalıştıran çok yönlü bir zihinsel egzersiz niteliğinde.
sağlık haberleri içinde sıkça karşımıza çıkan yaşlanma araştırmaları genellikle kayıplara odaklanır. Bu çalışma ise farklı bir pencere açıyor. İnsan beyninin ileri yaşlarda bile yeni bağlantılar kurabildiğini ve uygun şekilde uyarıldığında kapasitesini koruyabildiğini gösteriyor.
Yetmiş yaşında bir kişinin ilk kez piyano tuşlarına dokunması ya da eline gitar alması artık yalnızca bir hobi tercihi olarak görülmeyebilir. Araştırma, bunun aynı zamanda beynin geleceğine yapılan bir yatırım olabileceğini düşündürüyor.
Kaynak: ScienceDaily Learning a musical instrument in your 70s could help protect memory
BilimBox Yorumu: Bu çalışmanın en çarpıcı tarafı, ileri yaşlarda öğrenmenin değerini yeniden hatırlatması. Toplumda belirli bir yaşın ardından yeni beceriler edinmenin anlamını yitirdiğine dair sessiz bir kabul var. Oysa beyin böyle işlemiyor. Özellikle müzik gibi aynı anda işitme, hareket ve hafıza sistemlerini çalıştıran faaliyetler beynin farklı bölgelerini sürekli meşgul ediyor. Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, yaşlanmayı durdurmanın değil, yaşlanırken zihinsel kapasiteyi daha uzun süre koruyabilmenin mümkün olduğuna işaret ediyor. Önümüzdeki yıllarda benzer çalışmaların daha geniş katılımcı gruplarında tekrarlanması halinde müzik eğitimi yalnızca sanat etkinliği olarak değil, sağlıklı yaşlanma programlarının da bir parçası haline gelebilir. Belki de bir gün doktor tavsiyeleri arasında yürüyüş ve dengeli beslenmenin yanında bir müzik aleti öğrenmek de yer alacak.
BilimBox'ın teknoloji ve bilim vizyonu öğrenmek için hakkında sayfamıza göz atabilirsiniz.