🔭 BilimBox

Amerikan Tarihinin En Karanlık Sayfalarından Biri: Tulsa Katliamı ve “Black Wall Street”in Yakılışı

📅 13.05.2026 | ⏱️ 8 dk okuma | 🔥 10 okunma | ✍️ Editör: Gökhan Yalta
Amerikan Tarihinin En Karanlık Sayfalarından Biri: Tulsa Katliamı ve “Black Wall Street”in Yakılışı

1921 yılında ABD’nin Oklahoma eyaletine bağlı Tulsa kentinde yaşanan Tulsa Irk Katliamı, yalnızca Amerikan tarihinin değil, modern dünyanın da en büyük ırkçı saldırılarından biri olarak kabul ediliyor. Yalnızca 18 saat içerisinde yüzlerce insan öldürüldü, binlerce kişi evsiz kaldı ve dönemin en zengin siyahi topluluklarından biri tamamen yok edildi. “Black Wall Street” olarak bilinen Greenwood Bölgesi, ekonomik gücü, kültürel yapısı ve bağımsız siyahi girişimcileriyle dikkat çekiyordu. Ancak beyaz üstünlükçü nefretin hedefi haline gelen bu bölge, organize saldırılar sonucunda kül oldu.

Olaylar 31 Mayıs 1921 tarihinde başladı ve 1 Haziran sabahına kadar devam etti. Beyaz bir kalabalık, Tulsa’nın çoğunluğu siyahi vatandaşlardan oluşan Greenwood mahallesine saldırdı. Evler, iş yerleri, oteller, kiliseler, gazeteler ve hastaneler ateşe verildi. Tarihçiler bu saldırının yalnızca bir “isyan” değil, doğrudan planlı bir katliam olduğunu belirtiyor.

Black Wall Street Nasıl Kuruldu?

Amerikan İç Savaşı’nın ardından birçok siyahi aile Oklahoma bölgesine göç etti. Bölge, uzun süre Afro-Amerikalılar için daha güvenli bir yaşam alanı olarak görüldü. 1865 ile 1920 yılları arasında siyahiler tarafından onlarca kasaba ve yerleşim alanı kuruldu. Tulsa’daki Greenwood Mahallesi de bu gelişimin en önemli örneklerinden biri oldu.

Greenwood, tamamen siyahi girişimciler tarafından inşa edilmiş ekonomik bir merkezdi. Bölgede lüks oteller, restoranlar, gazeteler, sinemalar, bankalar, doktor muayenehaneleri ve mağazalar bulunuyordu. Dönemin ağır ayrımcı “Jim Crow” yasalarına rağmen bölge büyük bir ekonomik başarı elde etmişti.

Girişimcilerden O.W. Gurley, Tulsa’nın kuzeyinde geniş araziler satın alarak siyahi ailelere iş kurmaları için kredi sağladı. J.B. Stradford ise dönemin en büyük siyahilere ait otellerinden birini açtı. 54 odalı bu otel, lüks yapısıyla dikkat çekiyordu. Ayrıca A.J. Smitherman tarafından çıkarılan Tulsa Star gazetesi, Greenwood’un güçlü medya organlarından biri haline geldi.

Kısacası Greenwood, ekonomik bağımsızlığın ve siyahi toplumsal dayanışmanın sembolü olmuştu. İşte bu başarı, dönemin ırkçı çevrelerinde büyük rahatsızlık yaratıyordu.

Kıvılcımı Ateşleyen Olay

30 Mayıs 1921’de 19 yaşındaki siyahi ayakkabı boyacısı Dick Rowland, Tulsa’daki Drexel Binası’ndaki asansöre bindi. Bir süre sonra asansör operatörü olan beyaz genç kadın Sarah Page çığlık attı. Olayın tam olarak ne olduğu hiçbir zaman netleşmedi. Ancak Rowland korkarak olay yerinden kaçtı.

Polis ertesi gün Rowland’ı gözaltına aldı. Ardından yerel gazeteler olayı “saldırı girişimi” şeklinde manşetlere taşıdı. Özellikle Tulsa Tribune gazetesinin attığı kışkırtıcı başlıklar şehirde büyük bir öfke yarattı.

Akşam saatlerinde beyaz kalabalıklar mahkeme binasının önünde toplanmaya başladı. Amaçları Dick Rowland’ı linç etmekti. Şerif Willard McCullough ise Rowland’ı teslim etmeyi reddetti ve binayı koruma altına aldı.

Bunun üzerine çoğu Birinci Dünya Savaşı gazisi olan silahlı siyahi vatandaşlar mahkemeye giderek Rowland’ın korunmasına yardımcı olmak istedi. Ancak durum kısa sürede kontrolden çıktı. Beyaz kalabalık büyüdü, silahlar ortaya çıktı ve ilk ateş açıldı.

Greenwood’un Yakılışı

Silahlı çatışmaların ardından siyahi vatandaşlar Greenwood’a çekildi. Ancak gece boyunca beyaz çeteler organize biçimde bölgeye saldırmaya başladı. Binlerce kişi evleri yağmaladı, iş yerlerini ateşe verdi ve sokaklarda sivilleri vurdu.

Tarihi kayıtlara göre yaklaşık 35 şehir bloğu tamamen yok edildi. Amerikan Kızılhaçı’nın verilerine göre 1.256 ev yakıldı, yüzlerce iş yeri tahrip edildi. Hastaneler, okullar, kiliseler ve kütüphaneler bile saldırıdan kurtulamadı.

Yangınları söndürmek isteyen itfaiyecilerin bile silah zoruyla bölgeden uzaklaştırıldığı ortaya çıktı. Bazı tanıklar saldırılar sırasında alçaktan uçan uçakların kullanıldığını ve havadan ateş açıldığını iddia etti. Tarihçiler bu iddiaları hâlâ araştırıyor.

Olayların sonunda Oklahoma Ulusal Muhafızları bölgeye gönderildi ve sıkıyönetim ilan edildi. Ancak bu müdahale bile çoğu zaman siyahi vatandaşların topluca gözaltına alınmasıyla sonuçlandı. Yaklaşık 6 bin siyahi vatandaş silahlı gözetim altında tutuldu.

Kaç Kişi Hayatını Kaybetti?

Resmî kayıtlara göre olaylarda 36 kişi öldü. Ancak tarihçiler gerçek sayının çok daha yüksek olduğunu düşünüyor. Birçok araştırma, ölü sayısının 100 ile 300 arasında olabileceğini ortaya koyuyor.

Toplu mezar iddiaları yıllarca tartışıldı. 1990’lardan sonra yapılan araştırmalar, bazı kurbanların kimliği belirlenmeden gömüldüğünü ortaya çıkardı. Bu nedenle Tulsa Katliamı, Amerikan tarihindeki en büyük örtbas operasyonlarından biri olarak görülüyor.

Katliamın Üzeri Nasıl Örtüldü?

Tulsa Katliamı’nın ardından uzun yıllar boyunca olay neredeyse tamamen susturuldu. Gazete arşivlerinden haberler kaldırıldı, polis kayıtları kayboldu ve okul kitaplarında bu olaydan söz edilmedi.

Oklahoma’da doğup büyüyen birçok insan bile 1990’lara kadar bu katliamdan habersizdi. Katliamın kurbanları için anma törenleri yapılmadı, resmî özür yayınlanmadı ve adalet arayışları uzun süre cevapsız kaldı.

Ancak 1990’lardan itibaren tarihçiler ve insan hakları savunucuları olayın yeniden araştırılması için baskı kurmaya başladı. 1997 yılında Tulsa Irk Olayları Komisyonu kuruldu. Daha sonra bu yapı “Tulsa Irk Katliamı Komisyonu” adını aldı.

Komisyon raporları, katliamın boyutlarını yeniden gündeme taşıdı. Toplu mezar araştırmaları başlatıldı ve olay Amerikan tarihindeki en büyük ırkçı saldırılardan biri olarak yeniden tanımlandı.

Viola Fletcher’ın Yürek Burkan Tanıklığı

Katliamın yaşayan tanıklarından Viola Fletcher, 2021 yılında ABD Kongresi’nde verdiği ifadede yaşadığı dehşeti anlattı. Fletcher, çocuk yaşta Greenwood’da huzurlu bir hayat sürdüğünü ancak bir gecede her şeyin yok olduğunu söyledi.

Fletcher’ın ifadeleri olayın vahşetini gözler önüne serdi:

“Siyahi insanların vurulduğunu gördüm. Sokaklarda cesetler vardı. Yangının kokusunu hâlâ hissedebiliyorum. Uçakların sesini ve insanların çığlıklarını hâlâ duyuyorum.”

Viola Fletcher 2025 yılında 111 yaşında hayatını kaybetti. Günümüzde saldırının bilinen son yaşayan tanığı Lessie Randle olarak kabul ediliyor.

Amerikan Tarihinde Silinmek İstenen Bir Gerçek

Tulsa Katliamı yalnızca bir şehir saldırısı değildi. Aynı zamanda ekonomik olarak güçlenen siyahi toplumun hedef alınmasının sembollerinden biri oldu. “Black Wall Street”in yok edilmesi, Afro-Amerikan toplumunun ekonomik bağımsızlığını kırmayı amaçlayan sistematik şiddetin örneklerinden biri olarak tarihe geçti.

Bugün Greenwood’un yeniden inşası sürse de 1921’de kaybedilen hayatlar, kültürel miras ve ekonomik güç tam anlamıyla geri getirilemedi. Buna rağmen Tulsa Katliamı artık dünya tarihinin en önemli insan hakları olaylarından biri olarak kabul ediliyor.

Gökhan Yalta’nın Yorumu

Bana göre Tulsa Katliamı yalnızca geçmişte yaşanmış bir ırk saldırısı değil; aynı zamanda tarihin nasıl bilinçli şekilde susturulabileceğinin de en çarpıcı örneklerinden biri. Düşünün, yüzlerce insanın öldüğü, bir mahallenin tamamen yakıldığı bir olay onlarca yıl boyunca eğitim sisteminden çıkarılıyor. Bu durum, tarih yazımının bazen güç sahipleri tarafından şekillendirildiğini açıkça gösteriyor.

Greenwood’un ekonomik başarısı aslında birçok insan için umut verici bir modeldi. Siyahi girişimcilerin kendi ekonomik düzenlerini kurabilmesi, dönemin ayrımcı yapısına büyük bir meydan okumaydı. Ancak tam da bu yüzden hedef haline geldiler. Bence Tulsa Katliamı’nı anlamak, yalnızca geçmişi öğrenmek değil; günümüzde ayrımcılığın nasıl şekil değiştirdiğini görmek açısından da büyük önem taşıyor.

Tarih bazen yalnızca savaşlardan ibaret değildir. Bazen bir mahallenin yakılması, bir toplumun hafızasının silinmeye çalışılması da tarihin en ağır suçlarından biri olabilir.

Kaynak: HISTORY.com Editors, Tulsa Race Massacre arşivleri ve tarihsel raporları.

Bu içerik BilimBox kurucusu Gökhan Yalta tarafından yayına hazırlandı. Teknoloji ve bilim vizyonumuz hakkında daha fazla bilgi edinmek için hakkında sayfamıza göz atabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir

← Anasayfaya Dön