Kanser Neden Yaşlılıkta Değil De Orta Yaşta Daha Hızlı Yayılıyor?
Hızlı Erişim / İçindekiler
- Bağışıklık Hücrelerinin Yaş Gruplarına Göre Değişimi
- Melanom Hücrelerinin Orta Yaştaki Sinsi Stratejisi
- Kanser Araştırmalarındaki Genç Fare Yanılgısı
- 80 Yaş Sonrası Düşüş ve Yaşlılık Paradoksu
Kanser araştırmalarında uzun yıllardır kabul gören yaygın bir inanış vardı: Yaşlandıkça vücut direnci düşer, hücre yaşlanması artar ve dolayısıyla tümörler çok daha agresif bir şekilde yayılım gösterir. Ancak Fox Chase Kanser Merkezi tarafından yapılan yeni bir araştırma, tıp dünyasının ezberini tamamen bozdu. Özellikle tehlikeli bir cilt kanseri türü olan melanom üzerinde yürütülen çalışmalar, tümör yayılımının doğrusal bir çizgi izlemediğini ortaya koyuyor. Deneylerde kanserin yayılma hızının gençlerde en düşük seviyede olduğu, orta yaşta zirveye ulaştığı, şaşırtıcı bir şekilde ileri yaşlarda ise yeniden düşüşe geçtiği gözlemlendi. Bu gizemli döngünün arkasında ise bağışıklık sisteminin özel bir hücresi yatıyor.
Bağışıklık Hücrelerinin Yaş Gruplarına Göre Değişimi
Bilim insanları, yaşlanma süreci ile kanser metastazı arasındaki bu dalgalı ilişkiyi çözmek için fare modelleri üzerinde derinlemesine incelemeler yaptı. Sonuçlar, gama delta (γδ) T hücreleri olarak bilinen özelleşmiş bir bağışıklık hücresi grubuna işaret etti. Bu hücreler, vücutta adeta bir erken uyarı ve savunma kalkanı görevi üstlenerek kanserli hücrelerin diğer organlara sıçramasını engeller, tümörleri uykuda (dormant) tutar.
Genç ve çok yaşlı farelerin dokuları incelendiğinde, bu koruyucu γδ T hücrelerinin sayısının oldukça yüksek olduğu belirlendi. Bu sayede her iki yaş grubunda da tümörlerin büyümesi yavaşladı veya durağan fazda kaldı. Orta yaşlı farelerde ise durum tamamen farklı bir seyir izledi. Bu yaş grubundaki deneklerin dokularında γδ T hücre sayısının ciddi oranda azaldığı ve savunma hattının zayıfladığı görüldü. Hücre sayısındaki bu keskin düşüş nedeniyle orta yaşlı farelerde melanom hücreleri akciğer ve karaciğer gibi hayati organlara çok daha agresif bir şekilde metastaz yaptı.
Melanom Hücrelerinin Orta Yaştaki Sinsi Stratejisi
Araştırmanın lideri kanser biyoloğu Dr. Mitchell Fane ve ekibi, sürecin sadece hücre sayısındaki azalmayla sınırlı kalmadığını, melanom hücrelerinin aktif bir manipülasyon yürüttüğünü de keşfetti. Kanser hücreleri, organizma orta yaşa ulaştığında bağışıklık sistemini doğrudan felç eden özel moleküller salgılar. Bu moleküller, zaten sayıca azalmış olan gama delta T hücrelerini baskılar ve onları işlev göremez hale getirerek tüketir.
Savunma duvarı yıkılınca, daha önce kontrol altında tutulan veya uykuda bekleyen kanser hücreleri hızla uyanarak kana karışır. Bu mekanizmayı doğrulamak adına araştırmacılar tersi senaryoları da test etti. Genç ve çok yaşlı farelerden γδ T hücreleri laboratuvar müdahalesiyle çıkarıldığında, bu hayvanlarda da kanser yayılımı bir anda patlama yaptı. Aksine, orta yaşlı farelerde bağışıklığı baskılayan kanser sinyalleri bloke edildiğinde, gama delta T hücreleri yeniden aktif hale geldi ve metastaz hızı başarıyla düşürüldü. Bu durum, sağlık haberleri dünyasında orta yaş hastaları için tamamen yeni ilaç hedeflerinin doğabileceğini gösteriyor.
Kanser Araştırmalarındaki Genç Fare Yanılgısı
Peki laboratuvarlarda harika sonuçlar veren binlerce kanser ilacı, neden insan klinik deneylerine geçtiğinde başarısız oluyor? Dr. Fane, bu kritik sorunun cevabının metodoloji hatasında gizli olduğunu belirtiyor. Dünyadaki kanser çalışmalarının çok büyük bir kısmı, elde edilmesi kolay ve maliyeti düşük olan genç fareler üzerinde gerçekleştirilir. Genç farelerin bağışıklık sistemi kusursuz çalıştığı için ilaçların toksik etkileri veya yaşa bağlı doku değişimleri gözden kaçar.
Bir farenin yaşlılık araştırmalarına uygun hale gelmesi için 18 ila 24 ay boyunca bakılması ve büyütülmesi gerekir. Bu hem zaman alıcı hem de oldukça masraflı bir süreçtir. Bu engeli aşmak adına Fox Chase Kanser Merkezi bünyesinde özel bir yaşlı fare üretim tesisi kuruldu. Amaç, dünya genelindeki bilim insanlarının hipotezlerini sadece genç canlılarda değil, yaşamın farklı evrelerini temsil eden yaşlı kobaylarda da test etmesini sağlamaktır. Böylece gerçek hastalardaki yaş profiline uygun, çok daha isabetli ve kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri geliştirilebilecek.
80 Yaş Sonrası Düşüş ve Yaşlılık Paradoksu
Bu araştırma, insan demografisinde uzun süredir dikkat çeken ama nedeni tam olarak açıklanamayan bir paradoksa da ışık tutar. İnsanlarda kansere yakalanma ve kanserin yayılma riski yaşlandıkça düzenli olarak artış gösterir. Ancak istatistikler, 80 ila 85 yaş arasındaki gruptan sonra bu riskin beklenmedik şekilde keskin bir düşüşe geçtiğini listeler. Yaşlı insanlarda tümörler daha yavaş büyür ve metastaz yetenekleri azalır.
İşte farelerde elde edilen veriler, bu durumun biyolojik temelini açıklar niteliktedir. Çok ileri yaşlarda bağışıklık sisteminin kendini yeniden organize etmesi veya gama delta T hücrelerinin koruyucu rollerinin baskın hale gelmesi, tümörlerin yayılmasını zorlaştırır. Gelecekte güncel biyoloji haberleri muhtemelen bu mekanizmanın moleküler detaylarını daha net ortaya koyacaktır. Orta yaşta savunmanın neden çöktüğünü, ileri yaşta ise sistemin kansere karşı nasıl yeniden denge bulduğunu anlamak, onkolojide yeni nesil immünoterapilerin kapısını aralayacaktır.
Kaynak: sciencedaily.com Why cancer spreads more in middle age than in old age
BilimBox Yorumu: Tıp dünyası yıllardır kanseri yaşlılığın kaçınılmaz bir getirisi olarak gördü ve yaşlandıkça her şeyin kötüye gittiğini varsaydı. Oysa bu araştırma, biyolojimizin doğrusal değil, döngüsel ve sürprizlerle dolu olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Kanser hücrelerinin orta yaş bağışıklık zafiyetini adeta koklayarak tespit etmesi ve gama delta T hücrelerini hedef alarak tüketmesi muazzam bir sinsi stratejidir. En önemlisi de bu çalışma, ilaç endüstrisinin "genç fare" kolaycılığına kaçarak yaptığı klinik araştırmaların neden başarısız olduğunu yüzümüze vuruyor. Gerçek kanser hastalarının büyük bölümü orta yaş ve üzeri bireylerden oluşurken, ilaçları sapasağlam genç farelerde denemek büyük bir zaman kaybıydı. İleri yaştaki koruma mekanizmasının sırrı tam olarak çözüldüğünde, belki de dışarıdan ağır kemoterapiler vermek yerine vücudun yaşlılıkta zaten doğal olarak devreye soktuğu o gizemli savunma kalkanını taklit etmeyi öğreneceğiz.