Sibirya’da Sıra Dışı Keşif: 10. Yüzyıl Soylu Kadını, Bebeği ve Atıyla Birlikte Bulundu
Hızlı Erişim / İçindekiler
- Bozkırın Kanlı Ritüeli: Yüzülmüş At Derisi
- Çin Sarayından Gelen Aynalar ve Kültürel Bağlar
- Gündelik Eşyalar Değil Aile Yadigarı Hazineler
Sibirya’nın güneyindeki Sayan Dağları, demiryolu genişletme çalışmaları esnasında tarih kitaplarını yeniden şekillendirecek cinsten bir mezara ev sahipliği yaptı. Rusya Bilimler Akademisi Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü araştırmacıları tarafından yürütülen kazılarda, Orta Çağ Avrasyası’nın aristokrat sınıfına mensup bir kadının mezarı açıldı. Yaklaşık bin yıl önce kapatılan bu taş halkalı tümülüs, sadece zengin mezar hediyeleriyle değil, ölüm ritüelinin sıra dışı ve sarsıcı detaylarıyla da dikkat çekti. Yaklaşık 40 yaşında ölen bu kadına, ebedi yolculuğunda yeni doğmuş bir bebek ve bütünüyle yüzülerek mezara serilmiş yetişkin bir at eşlik etti. Avrasya steplerinin bu gizemli defin pratiği, dönemin inanç dünyasına ve kıtalararası ticaret ağlarına dair ezberleri sarsacak veriler sunuyor.
Bozkırın Kanlı Ritüeli: Yüzülmüş At Derisi
Güney Sibirya ile Moğolistan'ın kuzeyini birbirine bağlayan zorlu coğrafyada keşfedilen bu mezar, sıradan halk definlerinden keskin biçimde ayrılıyor. Arkeolog Dr. Andrey Poliakov önderliğinde yürütülen çalışmalarda, kadının başucunda bir koyun omurgası ve gövdesinin hemen yanında bir atın kafatası, bacak kemikleri ile derisinden oluşan bütünsel bir kalıntı tespit edildi. Göçebe bozkır kültüründe "at derisi" gömme adeti, yalnızca toplumun en üst düzey yöneticilerine ve savaşçı elitlerine uygulanan çok nadir bir cenaze töreni olarak bilinir. Hayvanın etinin törene katılanlarca yenildiği, geriye kalan kafatası, toynaklar ve derinin ise sahibine öteki dünyada yoldaşlık etmesi amacıyla mezara yerleştirildiği anlaşılıyor. 2014 yılında gün ışığına çıkarılan ancak barındırdığı organik materyallerin hassasiyeti sebebiyle laboratuvar analizleri on yıldan fazla süren bu keşif, İç Asya’nın erken dönem inanç pratiklerini belgelemesi açısından büyük değer taşıyor.
Çin Sarayından Gelen Aynalar ve Kültürel Bağlar
Mezarın kronolojik tarihini belirlemek ve ait olduğu kültürel ağı çözmek amacıyla yürütülen tipolojik incelemeler, araştırmacıları 10. yüzyıl Asya’sına götürdü. Radyokarbon analizleri daha geniş bir zaman dilimi verse de mezardan çıkan bronz ve gümüş işçilikleri net bir tarihlendirme sağladı. Kadının hemen yanında bulunan ritüelistik olarak kırılmış bronz aynanın üzerindeki asma dalı ve üzüm salkımı motifleri, Çin’in meşhur Tang Hanedanlığı (MS 618-907) saray elitlerinin mezarlarındaki bezemelerle birebir uyuşuyor. Bu durum, Sibirya’nın bu ücra köşesindeki göçebe klanların, Çin imparatorluk merkeziyle doğrudan ya da dolaylı olarak diplomatik ve ticari ilişkiler içinde olduğunu ispatlıyor. Bölgedeki arkeolojik gelişmeler, bozkır insanının sanılandan çok daha entegre bir küresel ticaret ağına sahip olduğunu bir kez daha kanıtlar nitelikte.
Gündelik Eşyalar Değil Aile Yadigarı Hazineler
Novosibirsk Devlet Üniversitesi Beşeri Bilimler Araştırma Laboratuvarı Başkanı Dr. Oleg Mitko ve ekibinin Bulletin of Novosibirsk State University dergisinde yayımladığı iki yeni makale, mezardaki at koşum takımlarına odaklanıyor. Mezarda bulunan onlarca parça at ekipmanı arasında yer alan bir çift üzengiden sol taraftakinin, Çin sanat tarzının yanı sıra Pers ve Hint motiflerini barındıran törensel bir parça olduğu anlaşıldı. Dönemin göçebe geleneğinde, binicinin en çok görünen sol tarafındaki üzenginin gösterişli seçilmesi yaygın bir uygulamaydı. Bilim insanları, altın kaplama küpeler, demir bıçak ve taş ağırşak gibi az sayıda kişisel eşyaya sahip olan bu kadının, bu lüks nesneleri günlük hayatında kullanmadığını tahmin ediyor. Bulunan çok uluslu ve eklektik sanat eserlerinin, muhtemelen klana ait kıymetli birer aile yadigarı olduğu ve kadının prestijini vurgulamak adına mezarına hediye olarak bırakıldığı düşünülüyor.
Kaynak: livescience.com Complete skin of an adult horse found with 10th-century woman and newborn in rare Siberian burial
Kaynak: Bulletin of Novosibirsk State University, Series: History, Philology Equipment of a riding horse from a medieval burial on the Idzhim River in the Usinskaya Basin
Kaynak: Bulletin of Novosibirsk State University, Series: History, Philology Gold-plated earrings and personal items from a medieval burial on the Idzhim River (Western Sayan, Usinsk Basin)
BilimBox Yorumu: Sayan Dağları’ndaki bu keşif, Orta Çağ Avrasya steplerindeki toplumsal katmanlaşmayı ve topluluklar arası geçirgenliği anlamak adına muazzam bir veri seti sunuyor. Çoğu zaman göçebe topluluklar, yerleşik medeniyetlerin çeperinde yaşayan izole yapılar olarak resmedilir. Ancak bu mezardaki Tang motifli ayna ile Pers ve Hint etkili üzengi, Sibirya’nın derinliklerindeki bir klanın dahi kıtasal ölçekteki kültür akışından beslendiğini gösteriyor. İşin insani boyutu ise çok daha dramatik bir hikayeye işaret ediyor; 40 yaşında ölen bir soylu kadın ve onunla aynı anda toprağa verilen yeni doğmuş bir bebek. Bu durum, doğum esnasında yaşanan bir trajedinin ya da klanın geleceğini etkileyen sembolik bir kaybın yansıması olabilir. Atın derisiyle birlikte gömülmesi ise sadece zenginliğin değil, öteki dünyada da bu soylu statünün devam edeceğine duyulan inancın bir tezahürüdür. Arkeolojinin bu sabırlı on yıllık çözümleme süreci, bizlere yazılı tarihin eksik bıraktığı insan hikayelerini maddesel kültür üzerinden okuma şansı tanıyor.