COVID’e Yakalanmayı Engelleyen İlk Hap Umut Yarattı

📅 14.05.2026 17:24 | ⏱️ 6 dk okuma | 🔥 30 okunma | ✍️ Editör: Gökhan Yalta
COVID’e Yakalanmayı Engelleyen İlk Hap Umut Yarattı

Bilim insanları, COVID-19’a maruz kalan kişilerin hastalığa yakalanmasını önleyebilen ilk antiviral hapın başarılı sonuçlar verdiğini açıkladı. “Ensitrelvir” adlı ilaç üzerinde yürütülen geniş kapsamlı klinik çalışma, virüse maruz kalan kişilerde semptom gelişme riskinin ciddi şekilde düştüğünü ortaya koydu.

Uzmanlara göre bu gelişme, pandemi sonrası dönemde COVID-19 ile mücadelede yeni bir aşamaya geçildiğinin en önemli işaretlerinden biri olabilir. Çünkü şimdiye kadar geliştirilen antiviral ilaçlar genellikle enfeksiyon başladıktan sonra hastalığın şiddetini azaltmaya odaklanıyordu. Ancak ilk kez bir ilaç, virüsle temas sonrasında hastalığın ortaya çıkmasını önleme konusunda güçlü sonuçlar verdi.

Japon ilaç şirketi Shionogi tarafından geliştirilen ensitrelvir, daha önce Japonya’da hafif ve orta şiddette COVID-19 tedavisi için onay almıştı. Şimdi ise ilaç, koruyucu kullanım amacıyla da dikkat çekiyor. Çalışmanın sonuçları dünyanın en saygın tıp dergilerinden biri olan New England Journal of Medicine’da yayımlandı.

COVID Sonrası Yeni Dönem Başlayabilir

COVID-19 artık küresel kapanmalara yol açmıyor olsa da virüs hâlâ milyonlarca insan için ciddi tehdit oluşturuyor. Özellikle yaşlı bireyler, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar ve kronik rahatsızlığı bulunan kişiler risk altında olmaya devam ediyor.

Pfizer tarafından geliştirilen Paxlovid gibi antiviral ilaçlar enfeksiyon başladıktan sonra viral yükü azaltabiliyor. Ancak bugüne kadar virüse maruz kaldıktan sonra hastalığın tamamen gelişmesini önleyen etkili bir ilaç bulunamamıştı.

Ensitrelvir tam da bu noktada dikkat çekiyor. İlaç, SARS-CoV-2 virüsünün çoğalmak için kullandığı temel bir enzimi bloke ediyor. Böylece virüs hücre içinde yeni kopyalar üretmekte zorlanıyor.

Bilim insanlarına göre ilaç özellikle aynı evde yaşayan bireyler arasında virüs yayılımını engellemede büyük potansiyele sahip olabilir.

2 Binden Fazla Kişi Üzerinde Test Edildi

Klinik araştırma Haziran 2023 ile Eylül 2024 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Çalışmaya, evlerinde COVID-19 pozitif bireylerle yaşayan 2 binden fazla kişi katıldı.

Katılımcıların yaklaşık yarısına beş günlük ensitrelvir tedavisi uygulanırken diğer yarısına plasebo verildi. Araştırma “çift kör” yöntemle yürütüldü; yani ne katılımcılar ne de araştırmacılar kimin gerçek ilacı aldığını biliyordu.

Sonuçlar oldukça dikkat çekiciydi. Virüse maruz kaldıktan sonraki ilk 72 saat içinde plasebo alan grubun yüzde 9’unda COVID-19 semptomları gelişti. Ensitrelvir kullanan grupta ise bu oran yalnızca yüzde 2,9 olarak ölçüldü.

Başka bir ifadeyle ilaç, semptomatik COVID gelişme riskini büyük ölçüde azaltmayı başardı.

Virüs Pozitifliği de Azaldı

Araştırmacılar yalnızca semptomları değil, doğrudan virüs pozitifliğini de takip etti. Katılımcılar maruziyetten sonraki 10 güne kadar düzenli olarak test edildi.

Ensitrelvir kullananların yalnızca yüzde 14’ü PCR testlerinde pozitif sonuç verirken, plasebo grubunda bu oran yüzde 21,5 olarak kaydedildi.

Bu durum, ilacın yalnızca hastalık belirtilerini azaltmakla kalmadığını, aynı zamanda enfeksiyon gelişme ihtimalini de düşürdüğünü gösteriyor.

Yan Etkiler Beklenenden Düşük Çıktı

Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri de yan etkilerin düşük seviyede olması oldu. Araştırmaya göre ensitrelvir kullananlarla plasebo alanlar arasında ciddi yan etki farkı görülmedi.

Hatta ilaç kullanan grupta yan etki bildirim oranı biraz daha düşük çıktı. Ensitrelvir grubunda yüzde 15,1 oranında yan etki görülürken, plasebo grubunda bu oran yüzde 15,5 olarak ölçüldü.

Rapor edilen yan etkiler arasında “iyi kolesterol” olarak bilinen HDL seviyelerinde geçici düşüş ve kandaki yağ oranlarında artış yer aldı. Ancak araştırmacılar bu etkilerin geri dönüşümlü olduğunu belirtti.

Bakım Evleri ve Hastanelerde Kullanılabilir

Araştırmanın baş yazarı ve Virginia Üniversitesi profesörlerinden Frederick Hayden, elde edilen sonuçların COVID-19 ile mücadelede önemli dönüm noktası olduğunu söyledi.

Hayden’a göre bu çalışma, ağız yoluyla alınabilen bir ilacın virüse maruz kalan bireyleri koruyabildiğini net biçimde ortaya koyan ilk büyük ölçekli Faz 3 araştırması olma özelliği taşıyor.

Uzmanlar ilacın özellikle huzurevleri, uzun süreli bakım merkezleri ve hastanelerde meydana gelen salgınlarda büyük avantaj sağlayabileceğini düşünüyor.

Her ne kadar mevcut çalışma yalnızca ev içi bulaşı incelemiş olsa da benzer koruyucu etkinin toplu yaşam alanlarında da görülmesi bekleniyor.

ABD ve Avrupa Karar Aşamasında

Ensitrelvir, “Xocova” ticari adıyla Japonya’da Mart 2024’te hafif ve orta şiddette COVID-19 tedavisi için onay aldı. Mart 2026’da ise hastalığı önleme amacıyla kullanım izni verildi.

İlaç ayrıca Singapur’da da onaylanmış durumda.

Şirket, ABD Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) başvurusunu Eylül 2025’te yaptı. Düzenleyici kurumun kararını önümüzdeki aylarda açıklaması bekleniyor.

Avrupa’daki sağlık otoriteleri de çalışmanın sonuçlarını yakından inceliyor.

Bilim İnsanları Bazı Sınırlamalara Dikkat Çekti

Araştırmacılar, çalışmanın bazı sınırlamaları olduğunu da vurguladı. Örneğin evlerin büyüklüğü, sosyal mesafe uygulanıp uygulanmadığı veya havalandırma koşulları gibi bulaş riskini etkileyebilecek faktörler detaylı biçimde incelenmedi.

Ayrıca ilaç hamile kadınlar veya başka ilaçlarla etkileşim riski taşıyan bireyler üzerinde test edilmedi.

Bu nedenle uzmanlar, daha geniş ve farklı grupları kapsayan yeni çalışmaların yapılması gerektiğini belirtiyor.

Gökhan Yalta’nın Yorumu

COVID-19 pandemisi küresel ölçekte sona ermiş gibi görünse de virüs tamamen ortadan kalkmış değil. Özellikle risk grubundaki bireyler için korunma yöntemleri hâlâ büyük önem taşıyor.

Ensitrelvir’in en önemli farkı, tedavi edici olmaktan ziyade koruyucu etki göstermesi. Eğer ilerleyen süreçte farklı varyantlara karşı da benzer başarı elde edilirse, bu ilaç COVID yönetiminde yeni standartlardan biri haline gelebilir.

Özellikle bakım evleri, hastaneler ve kalabalık yaşam alanlarında kullanılabilecek ağızdan alınan koruyucu bir antiviral ilaç, gelecekte salgın kontrol stratejilerini önemli ölçüde değiştirebilir.

Kaynak: New England Journal of Medicine, Nature, Shionogi, University of Virginia

İlginizi Çekebilir

← Anasayfaya Dön