İklim Krizi Ölümcül Virüsleri Yayabilir: Hantavirüs Vakalarında Alarm Veren Artış
Bilim insanları, iklim değişikliğinin yalnızca sıcaklıkları değil, ölümcül hastalıkların yayılım haritasını da değiştirdiği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Yeni araştırmalara göre hantavirüs taşıyan kemirgen türleri yaşadıkları bölgelerin dışına yayılmaya başlıyor ve bu durum gelecekte daha büyük salgınların önünü açabilir. Özellikle Güney Amerika’da hızla artan hantavirüs vakaları, küresel sağlık uzmanlarını alarma geçirmiş durumda.
Uzmanlar, iklim değişikliği nedeniyle değişen yağış düzenleri, sıcaklık artışları ve ekosistem dönüşümlerinin kemirgen popülasyonlarını doğrudan etkilediğini belirtiyor. Virüs taşıyan fare ve benzeri canlıların yeni bölgelere göç etmesi, daha önce bu hastalıklarla hiç karşılaşmamış insan topluluklarını risk altına sokabilir.
Hantavirüs Yeniden Küresel Gündemde
Son dönemde “MV Hondius” adlı yolcu gemisinde ortaya çıkan hantavirüs vakaları, hastalığı yeniden dünya gündemine taşıdı. Özellikle Arjantin ve Şili gibi Güney Amerika ülkelerinde onlarca yıldır görülen hantavirüs enfeksiyonlarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor.
Arjantin Sağlık Bakanlığı verilerine göre yalnızca Haziran 2025 ile Mayıs 2026 arasında 100’den fazla hantavirüs vakası kaydedildi. Bu sayı, önceki yılın yaklaşık iki katına denk geliyor. Bilim insanları, bu yükselişin yalnızca tesadüf olmadığını ve çevresel değişimlerle doğrudan bağlantılı olabileceğini düşünüyor.
Hantavirüsler; Amerika, Avrupa ve Asya’da görülen kemirgen kaynaklı virüs ailesi olarak biliniyor. “Yeni Dünya” hantavirüsleri ise hantavirüs kardiyopulmoner sendromu (HCPS) adı verilen ağır bir hastalığa neden oluyor. Hastalık ilk aşamada baş ağrısı, ateş ve mide-bağırsak sorunlarıyla başlıyor, ardından ölümcül solunum problemlerine dönüşebiliyor.
Özellikle Andes virüsü, insanlar arasında bulaşabildiği doğrulanan tek hantavirüs türü olması nedeniyle ayrı bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlara göre HCPS’nin ölüm oranı yüzde 50’ye kadar çıkabiliyor ve bu da hastalığı dünyanın en ölümcül viral enfeksiyonlarından biri haline getiriyor.
Virüs Taşıyan Kemirgenler Yeni Bölgelere Yayılıyor
Araştırmacılar, Andes virüsünün doğal taşıyıcısının uzun kuyruklu pirinç faresi olduğunu belirtiyor. Bu kemirgen türü normal şartlarda Şili ve Arjantin’in nemli ormanlarında yaşıyor. Ancak iklim modelleri, önümüzdeki yıllarda bu canlıların yaşam alanlarının doğuya, yani Arjantin’in yoğun nüfuslu Atlantik kıyılarına doğru genişleyebileceğini gösteriyor.
Virüs, insanlara genellikle enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasıyla temas sonucu bulaşıyor. Yeni yaşam alanlarına taşınan kemirgenler, daha önce hastalıkla hiç karşılaşmamış toplumlarda büyük salgın riskleri oluşturabilir.
Arjantin Ulusal Araştırma Konseyi’nde görev yapan araştırmacı Juan Diego Pinotti’ye göre birçok bölgede virüs yayılıyor olabilir ancak yeterli takip ve test yapılmadığı için durum fark edilmiyor. Uzmanlar, özellikle kırsal alanlarda epidemiyolojik gözetimin artırılması gerektiğini söylüyor.
El Niño ve İklim Döngüleri Salgın Riskini Artırıyor
Bilim insanlarına göre El Niño ve La Niña gibi küresel iklim olayları da hantavirüs riskini güçlendiriyor. El Niño dönemlerinde Güney Amerika’nın bazı bölgelerinde yağış miktarı artıyor. Bu durum bitki örtüsünü çoğaltarak kemirgenler için daha fazla yiyecek ve saklanma alanı yaratıyor.
Sonuç olarak fare popülasyonları hızla büyüyor. Eğer kış ayları da normalden daha ılıman geçerse daha fazla kemirgen hayatta kalıyor ve virüs taşıyan nesiller çoğalmaya devam ediyor.
Uzmanlar yalnızca hantavirüs değil, arenavirüs adı verilen başka ölümcül kemirgen virüslerinin de benzer şekilde yayılabileceği konusunda uyarıyor. Venezuela’daki Guanarito virüsü, Bolivya’daki Machupo virüsü ve Arjantin’deki Junin virüsü yüksek ölüm oranlarına sahip kanamalı ateş hastalıklarına neden olabiliyor.
Yapay Zeka ve İklim Modelleri Geleceği Öngörüyor
Araştırmacılar, makine öğrenmesi teknolojilerini kullanarak iklim değişikliği, tarım alanlarının genişlemesi ve kemirgen göçlerinin gelecekte virüs yayılımını nasıl değiştireceğini analiz etti. Sonuçlar oldukça çarpıcıydı.
Önümüzdeki 20 ila 40 yıl içinde sıcaklık ve yağış düzenlerindeki değişimlerin, virüslerin yeni bölgelere sıçrama riskini ciddi biçimde artıracağı öngörülüyor. Özellikle insan faaliyetlerinin doğal yaşam alanlarını bozması, insanlarla vahşi yaşam arasındaki teması artırıyor.
Bilim insanları, bu modellerin gelecekte halk sağlığı politikalarının oluşturulmasında kritik rol oynayacağını düşünüyor. Çünkü erken uyarı sistemleri olmadan yeni salgınların önüne geçmek çok daha zor hale gelebilir.
Araştırma Fonlarındaki Kesintiler Endişe Yaratıyor
Uzmanlar, tam da bu dönemde sağlık ve bilim araştırmalarına yönelik bütçe kesintilerinin büyük risk oluşturduğunu belirtiyor. Özellikle Arjantin’de epidemiyolojik takip programlarının zayıflaması, salgınların erken aşamada tespit edilmesini zorlaştırıyor.
Araştırmacılar, birçok ülkede zoonotik hastalıkların yeterince önemsenmediğini ve gerekli araştırma yatırımlarının yapılmadığını söylüyor. Oysa iklim değişikliğiyle birlikte hayvandan insana geçen virüslerin daha sık görülmesi bekleniyor.
Gökhan Yalta’nın Yorumu
Bu araştırma, iklim krizinin yalnızca çevresel değil doğrudan biyolojik ve toplumsal sonuçlar ürettiğini net biçimde ortaya koyuyor. İnsanlık uzun yıllardır virüsleri yalnızca sağlık sorunu olarak değerlendirdi ancak artık çevre değişimlerinin de salgınların temel tetikleyicilerinden biri olduğu görülüyor. Özellikle kemirgen kaynaklı hastalıkların yeni bölgelere yayılması, gelecekte beklenmedik salgınların ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Bilimsel takip sistemleri, erken uyarı ağları ve uluslararası veri paylaşımı önümüzdeki yıllarda hayati önem taşıyacak.
Kaynak: Live Science, Arjantin Sağlık Bakanlığı, UC Davis Weill School of Veterinary Medicine
Bu içerik BilimBox kurucusu Gökhan Yalta tarafından yayına hazırlandı. Teknoloji ve bilim vizyonumuz hakkında daha fazla bilgi edinmek için hakkında sayfamıza göz atabilirsiniz.