SN Winny Gizemi: Evrenin Gerçek Genişleme Hızı Ortaya Çıkıyor Olabilir
“SN Winny” olarak adlandırılan olağanüstü bir kozmik olay, astronominin en büyük sorularından birine ışık tutabilir: Evren ne kadar hızlı genişliyor? Yaklaşık 10 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan bu nadir süper parlak süpernova, kütleçekimsel merceklenme sayesinde gökyüzünde beş farklı noktada görünerek büyüleyici bir “kozmik havai fişek” etkisi yaratıyor. Bilim insanları, bu görüntüler arasındaki küçük zaman farklarını ölçerek evrenin genişleme hızını doğrudan hesaplayabiliyor.
Bu keşfin merkezinde yer alan süpernova, sıradan yıldız patlamalarına kıyasla çok daha yüksek parlaklığa sahiptir. Ancak onu benzersiz kılan asıl özellik, tek bir ışık noktası yerine beş ayrı görüntü olarak gözlemlenmesidir. Bu durum, kütleçekimsel merceklenmenin çarpıcı bir sonucudur.
Süpernovadan yayılan ışık Dünya’ya doğru yol alırken, ön plandaki iki galaksinin yakınından geçer. Bu galaksilerin güçlü kütleçekimi, ışığı bükerek farklı yollar boyunca yönlendirir. Her yolun uzunluğu farklı olduğu için, her bir görüntü farklı zamanlarda Dünya’ya ulaşır. Bu zaman gecikmeleri hassas şekilde ölçülerek, evrenin genişleme hızını ifade eden Hubble sabiti hesaplanabilir.
Münih Teknik Üniversitesi’nde görev yapan ve Max Planck Astrofizik Enstitüsü’nde araştırmalarını sürdüren Sherry Suyu, keşifle ilgili şu açıklamayı yapıyor: “Bu süpernovaya resmi adı SN 2025wny’den esinlenerek SN Winny adını verdik. Bu son derece nadir bir olay ve evreni anlama çabamızda önemli bir rol oynayabilir. Uygun bir kütleçekimsel mercekle mükemmel hizalanmış böyle bir süper parlak süpernovayı bulma olasılığı milyonda birden daha düşüktür. Altı yıl boyunca bu tür olayları aradık ve Ağustos 2025’te SN Winny, belirlediğimiz merceklerden biriyle tam olarak örtüştü.”
Kütleçekimsel merceklenmiş süpernovalar son derece nadir gözlemlenir. Bu nedenle bugüne kadar yapılan ölçümler sınırlıdır. Bu ölçümlerin doğruluğu, ışığı büken galaksilerin kütlelerinin ne kadar hassas belirlendiğine bağlıdır; çünkü bu kütleler merceklenme etkisinin gücünü doğrudan etkiler.
Bu doğruluğu artırmak amacıyla MPE ve LMU’dan araştırmacılar, ABD’nin Arizona eyaletinde bulunan Large Binocular Telescope’u kullandı. İki adet 8.4 metrelik aynaya ve atmosferik bozulmayı azaltan uyarlanabilir optik sisteme sahip olan bu teleskop, sistemin ilk yüksek çözünürlüklü renkli görüntüsünü elde etmeyi başardı.
Ortaya çıkan görüntüde merkezde iki mercek galaksi yer alırken, çevrelerinde süpernovanın beş farklı görüntüsünü temsil eden mavimsi ışık noktaları bulunuyor. Bu yapı oldukça sıra dışıdır; çünkü benzer sistemlerde genellikle iki ya da dört görüntü oluşur. Araştırma ekibinden Allan Schweinfurth ve Leon Ecker, bu beş görüntünün konumlarını analiz ederek galaksilerdeki kütle dağılımına dair ilk detaylı modeli oluşturdu.
Schweinfurth, “Daha önce merceklenmiş süpernovaların çoğu, karmaşık kütle dağılımlarına sahip dev galaksi kümeleri tarafından büyütülüyordu. SN Winny ise yalnızca iki galaksi tarafından mercekleniyor. Bu galaksilerin ışık ve kütle dağılımlarının düzenli olması, geçmişte çarpışmadıklarını düşündürüyor. Sistemin bu sadeliği, evrenin genişleme hızını yüksek doğrulukla ölçmek için önemli bir fırsat sunuyor” ifadelerini kullanıyor.
Günümüzde astronomlar Hubble sabitini ölçmek için iki temel yönteme başvuruyor, ancak bu yöntemler birbirleriyle uyuşmuyor. Bu uyumsuzluk “Hubble gerilimi” olarak adlandırılıyor.
İlk yöntem, yakın galaksilerden başlayarak mesafeleri adım adım hesaplayan “kozmik mesafe merdiveni” yaklaşımıdır. Bu yöntemde, parlaklığı bilinen gök cisimleri kullanılarak mesafeler belirlenir ve galaksilerin uzaklaşma hızlarıyla karşılaştırılır. Ancak çok sayıda kalibrasyon adımı içerdiğinden, küçük hatalar zaman içinde birikerek sonuçları etkileyebilir.
İkinci yöntem ise erken evrene odaklanır ve Büyük Patlama’dan kalan kozmik mikrodalga arka plan ışımasını inceler. Evrenin evrimine dair modeller kullanılarak günümüzdeki genişleme hızı hesaplanır. Bu yöntem oldukça hassas sonuçlar verse de, evrenin geçmişine ilişkin varsayımlara dayanması nedeniyle tartışmalıdır.
SN Winny gibi kütleçekimsel merceklenmiş süpernovalara dayanan üçüncü bir yöntem ise giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu yöntemde, çoklu görüntüler arasındaki zaman gecikmeleri ile mercek galaksilerin kütle bilgisi birleştirilerek Hubble sabiti doğrudan hesaplanabilir. Bu yaklaşım, daha az sistematik belirsizlik içeren tek adımlı bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.
Dünya genelindeki astronomlar, hem yer tabanlı hem de uzay teleskopları aracılığıyla SN Winny’i gözlemlemeye devam etmektedir. Bu gözlemlerin, evrenin genişleme hızına ilişkin uzun süredir devam eden anlaşmazlığı çözmeye yardımcı olacak yeni veriler sunması beklenmektedir.
Kaynak: Orijinal bilimsel araştırma metni
Bu içerik BilimBox kurucusu Gökhan Yalta tarafından yayına hazırlandı. Teknoloji ve bilim vizyonumuz hakkında daha fazla bilgi edinmek için hakkında sayfamıza göz atabilirsiniz.