Filipinler'de İkinci Dünya Savaşı Batığı: Hōfuku Maru'nun İzleri Bulundu
Hızlı Erişim / İçindekiler
- Askeri Kamplar Arasında Yükselen Çığlıklar: Cehennem Gemileri
- Hatalı Kayıtlar ve Japon Belgeleriyle Gelen Keşif
- Cenevre Sözleşmesi İhlalleri ve Köle İşçilerin Trajedisi
Denizlerin derinlikleri, insanlık tarihinin en karanlık dönemlerine ait trajedileri saklayan devasa birer arşiv niteliğindedir. Bu arşivlerden biri, Filipinler açıklarında yürütülen titiz sualtı araştırmaları sonucunda nihayet sessizliğini bozdu. İkinci Dünya Savaşı sırasında, 1944 yılında ABD savaş uçakları tarafından bombalanarak batırılan ve içinde binden fazla müttefik savaş esirinin bulunduğu Japon hapishane gemisi Hōfuku Maru’nun enkazına ulaşıldı. Askeri bir hedef zannedilerek müttefik kuvvetlerin kendisi tarafından trajik bir şekilde vurulan bu tekne, pasifik cephesinde yaşanan koordinasyon hatalarının ve savaşın acımasız doğasının en somut örneklerinden birini teşkil ediyor. Bugüne kadar derinlerde gizlenen bu enkaz, sadece metal bir yığından ibaret olmayıp, yüzlerce ailenin onyıllardır aradığı yanıtlara ev sahipliği yapıyor.
Askeri Kamplar Arasında Yükselen Çığlıklar: Cehennem Gemileri
Japon ordusu, savaş boyunca müttefik esirlerini farklı çalışma kamplarına nakletmek amacıyla yük gemilerini dönüştürerek kullandı. Bu gemiler, tarih literatürüne "cehennem gemileri" (hellships) olarak geçti. Hōfuku Maru da bu meşum filonun bir parçasıydı. Esirlerin ışık, hava ve yiyecekten mahrum bırakılarak aylarca ambarlarda tutulduğu bu tekneler, kelimenin tam anlamıyla birer yüzen zindan işlevi görüyordu. Gemide bulunan yaklaşık 1.200 İngiliz ve Hollandalı savaş esirinin büyük kısmı, Tayland ile Burma arasında inşa edilen ve binlerce insanın hayatına mal olan kötü şöhretli "Ölüm Demiryolu" inşaatında köle gibi çalıştırılmıştı. Bitkin düşen bu insanlar, başka bir çalışma kampına nakledilirken müttefik uçaklarının hedefi oldu. Savaş konvoyunun ortasında yer alan ve üzerinde esir taşıdığına dair hiçbir işaret bulunmayan gemi, Amerikan uçaklarından bırakılan tek bir torpidonun isabet etmesiyle ortadan ikiye ayrılarak saniyeler içinde sulara gömüldü. Saldırı sırasında kıyıya yüzmeyi başaran az sayıda esir Japonlar tarafından yeniden yakalanırken, 1.040 asker o karanlık sularda can verdi.
Hatalı Kayıtlar ve Japon Belgeleriyle Gelen Keşif
Hōfuku Maru'nun enkazı, savaşın üzerinden geçen uzun yıllara rağmen bir türlü bulunamamıştı. Araştırmaların başarısız olmasındaki temel etken, Amerika Birleşik Devletleri’nin savaş dönemi seyir kayıtlarındaki koordinat hatalarıydı. Arama ekipleri müttefik raporlarına dayanarak batığı çok daha kuzeyde arıyordu. Ancak Amerikalı televizyon yapımcısı Josh Gates liderliğindeki keşif ekibi ve Filipinler merkezli Hellships Memorial Foundation, rotayı Japon askeri arşivlerine çevirdi. Japonya'nın savaş dönemi kayıtlarının çok daha hassas konum verileri içerdiği fark edildi. Bu sayede enkaz, Filipinler'in ana adası olan Luzon'un batı kıyılarından sadece birkaç mil uzakta, yaklaşık 50 metre derinlikte tespit edildi. Son teknoloji sonarlar ve uzaktan kumandalı sualtı robotları (ROV) ile yapılan haritalama çalışmaları, geminin tam da tarihi tanıklıklarda anlatıldığı gibi üç ana parçaya ayrıldığını doğruladı. Yapılan beş farklı dalışta insan kemiklerine rastlanması üzerine enkaz resmi olarak "savaş mezarı" statüsüne alındı ve uluslararası sözleşmeler gereği koruma altına alınarak dokunulmaz ilan edildi.
Cenevre Sözleşmesi İhlalleri ve Köle İşçilerin Trajedisi
İkinci Dünya Savaşı dönemindeki bu trajediler, dönemin uluslararası hukuk kurallarının nasıl hiçe sayıldığını açıkça ortaya koyuyor. 1929 Cenevre Sözleşmesi, savaş esirlerinin ağır işlerde ve askeri amaçlarla çalıştırılmasını kesin bir dille yasaklamıştı. Buna karşın Japonya, sözleşmeyi onaylamadığını bahane ederek müttefik askerlerini fabrikalarda, tersanelerde, madenlerde ve demiryolu inşaatlarında acımasızca kullandı. Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık ordularından esir alınan yaklaşık 132 bin 100 kişinin neredeyse üçte biri, yani yaklaşık 35 bin asker açlık, salgın hastalıklar ve aşırı yorgunluk nedeniyle hayatını kaybetti. Yaşanan bu acı süreç, tarih haberleri sayfalarında sadece istatistiksel bir veri olarak kalmayıp, cephe arkasındaki insanlık dramının boyutunu gösteriyor. Keşif ekibi, sualtı robotlarıyla elde edilen verilerin ardından, Hōfuku Maru'da hayatını kaybeden askerlerin kimliklerini belirlemek ve günümüzdeki ailelerine ulaşmak için geniş çaplı bir arşiv çalışması başlattı.
Kaynak: livescience.com Wreck of World War II Japanese 'hellship' that sank with more than 1,000 Allied POWs on board discovered off the Philippines
BilimBox Yorumu: Pasifik'in derinliklerinde bulunan bu batık, savaşın sadece kazananlar ve kaybedenler arasındaki bir mücadele olmadığını, grinin en karanlık tonlarının sahnelendiği bir kaos olduğunu bizlere kanıtlıyor. Kendi kuvvetleriniz tarafından vurulmak ve kurtulmaya çalışırken okyanusun ortasında esir ambarına kilitlenmiş olmak, bir askerin yaşayabileceği en büyük trajedilerden biridir. Hōfuku Maru'nun keşfi, teknolojik imkanların tarihsel adaleti sağlama konusundaki gücünü gösteriyor. Sualtı robotları ve gelişmiş sonar sistemleri olmasaydı, Japon arşivlerindeki o koordinatlar sadece kağıt üzerinde birer sayı olarak kalacaktı. Bugün bu enkazın bir savaş mezarı olarak tescillenmesi, orada can veren binden fazla insanın anısına gösterilen geç kalmış bir saygıdır. Tarihin bu tür trajik sayfalarını su yüzüne çıkarmak, geçmişle yüzleşmek ve askeri stratejilerin insani maliyetlerini anlamak açısından büyük bir öneme sahiptir. Gelecek nesillerin bu enkazdan çıkaracağı en büyük ders, savaşın acımasızlığının hiçbir kural tanımadığı gerçeğidir.
Bu makale güvenilir kaynaklardan yapay zeka yardımıyla çevrilmiş ve Gökhan Yalta tarafından kontrol edilip düzenlenerek yayına alınmıştır. Teknoloji ve bilim vizyonumuz hakkında daha fazla bilgi edinmek için hakkında sayfamıza göz atabilirsiniz.